kondum dalıma, memleket havası alıyorum...
Kendimi dünyanın en hızlı çapkın puştları gibi hissetirdiler burda da sağolsunlar(!) memleketimin aziz hanımları!..
Sallan sallan sonra git kendi dalında durama...,
---
Ortaya karışık benimkisi bu sefer. Doğru düzgün de yazdığım bir şey yok. Malafa'yı okudum Piç'e yâren olsun diye...
---
Memleketteki beyni ile pipisinin yerini ve işlevini değiştiren insanlara alışık olduğumu sanırdım. Bizim memleket sorunu sevişememekmiş hakikaten. Herkes sevişse, hem de sabahlara kadar.
Yahu bu kadın erkek ne varsa çıkartıp programlarda bağırttıranların reklamında gördüm. Teyze ki şivesinden ne konuştuğunu bile anlamak zor; adama nasıl bağırıyor:
--Erkek olsun o da X Bey (program sunucusu). Ben de kadınım, kaç zamandır şeetmiyor beni.
---Ben de geldim burda tedavi olmak için (kocası)
Düşünün yani milletin efendisi, saf, temiz, falan, filan teyze afedersiniz "beni beceremiyor kocam" diye bas bas bağırıyor. Buna da ayıp denir, TV'lere çıkıp da bu mu söylenir; bu söylenir de bu mu izlettirilir...
---
İstanbul'daki iki meydandan (biri Taksim) yılbaşı kutlamaları iptal edilmiş. Sebebi de PKK'nın eylem yapabileceği ihtimali.
Milletin önüne gelen canlıyı pandiklemesi sorun olmuyor da PKK sorun oluyor. Keşke, keşke gelse de oradaki hayvanları temizlese. Ama onlarda da şeref ne gezer!..
Saturday, December 29, 2007
Tuesday, December 4, 2007
Hepimiz Ermeniyiz!..
Kizdin mi kizdi oluyor! Orospu cocuklari!...
"Katliamdan üç hafta kadar sonra Ilıca’ya giden Yarbay Gryaznov
26 Şubatta döndüğünde, bana, orada şöyle bir tabloyla karşılaştığını
anlatmıştı: “Köylere giden yollarda ve sokaklarda parçalanmış cesetler
öylece yatıyor. Önden giden her Ermeni, mutlaka gördüğü cesede
tükürüyor ve küfrediyordu. Yaklaşık olarak 12-15 sajen kare (yaklaşık
55-70 metre kare) alandaki bir cami avlusunda 1.5 m yüksekliğinde,
öldürülmüş Türk - ihtiyar, erkek, kadın ve çocuk- cesetleriyle dolup
taşmıştı. Kadın cesetleri tecavüz izleri taşıyordu. Bazılarının cinsel
organlarına tüfek fişeği sokulmuştu." (oku)
"Katliamdan üç hafta kadar sonra Ilıca’ya giden Yarbay Gryaznov
26 Şubatta döndüğünde, bana, orada şöyle bir tabloyla karşılaştığını
anlatmıştı: “Köylere giden yollarda ve sokaklarda parçalanmış cesetler
öylece yatıyor. Önden giden her Ermeni, mutlaka gördüğü cesede
tükürüyor ve küfrediyordu. Yaklaşık olarak 12-15 sajen kare (yaklaşık
55-70 metre kare) alandaki bir cami avlusunda 1.5 m yüksekliğinde,
öldürülmüş Türk - ihtiyar, erkek, kadın ve çocuk- cesetleriyle dolup
taşmıştı. Kadın cesetleri tecavüz izleri taşıyordu. Bazılarının cinsel
organlarına tüfek fişeği sokulmuştu." (oku)
Saturday, December 1, 2007
Bu da 2
"Bu kadar salak bir insan toplulugunu kuzu gibi yonetiyoruz da neden gelecekte ne halt yiyeceklerini tahminleyemeyelim?" Sir Antoni Econometrics
Ne zamandir yazmamisim, bir seyler yazayim. Bu 1
Soru: Genclerin cogu neden salaktir?
Cevap:
- Dun nasildi?
---Cok eglendik, harikaydi.
- Ne yaptiniz?
---Cok sarhostum valla, pek hatirlamiyorum.
Cevap:
- Dun nasildi?
---Cok eglendik, harikaydi.
- Ne yaptiniz?
---Cok sarhostum valla, pek hatirlamiyorum.
Wednesday, November 14, 2007
PKK ile Mucadelede Olanlar
Bircok arkadasim aynis soruyu soruyor. Onlar sormaya devam etsin; PKK yayin organlari da surekli olarak "Daha once de operasyon yaptilar, ne oldu! Biz daha da gucluyuz..." diyorlar.
Derler! Bunlar normaldir. Iki-uc binlik grubun koca ordu ile mucadelede en buyuk gucu psikolojik gucudur. Ancak en azindan bu sorulari bana soran ve Ordu`ya guvenini yitiren arkadaslara sunu soyleyeyim;
Ozellikle Tansu Ciller doneminde yapilan sinir otesi harekatlarda kan gollerinin oldugu buyuk cukurlara onlarca PKK`li gomulmustur. Hatta oyle anlar olmustur ki gunduz gozuyle kokudan girilememis ve ancak (askerlerin buldugu) islak havlu ile yuzlerin kapatilmasi sureti ile o bolgelerde temizlik harekati yapilabilmistir. Bu sadece sinirin icinde olan donemdir ki o harekatlarin yapildigi yerlerde yani yayla benzeri kamplarda onlarca PKK`li oldurulmustur. Yalniz bunlarin hicbir goruntusu ya da fotografi basin tarafindan yayinlanmamistir.
Kisacasi; cok PKK`li öldu ve ölmeye de devam ediyor. Ordu uzerine dusenden fazlasini yapmistir.
Derler! Bunlar normaldir. Iki-uc binlik grubun koca ordu ile mucadelede en buyuk gucu psikolojik gucudur. Ancak en azindan bu sorulari bana soran ve Ordu`ya guvenini yitiren arkadaslara sunu soyleyeyim;
Ozellikle Tansu Ciller doneminde yapilan sinir otesi harekatlarda kan gollerinin oldugu buyuk cukurlara onlarca PKK`li gomulmustur. Hatta oyle anlar olmustur ki gunduz gozuyle kokudan girilememis ve ancak (askerlerin buldugu) islak havlu ile yuzlerin kapatilmasi sureti ile o bolgelerde temizlik harekati yapilabilmistir. Bu sadece sinirin icinde olan donemdir ki o harekatlarin yapildigi yerlerde yani yayla benzeri kamplarda onlarca PKK`li oldurulmustur. Yalniz bunlarin hicbir goruntusu ya da fotografi basin tarafindan yayinlanmamistir.
Kisacasi; cok PKK`li öldu ve ölmeye de devam ediyor. Ordu uzerine dusenden fazlasini yapmistir.
Sunday, November 4, 2007
Mim
Eskiden ebeleme sobeleme vardı. Şimdi mimlenme çıkmış demek ki! Sevgili dostumuz bizden "özlü söz" istemiş.
Şöyle bir baktım da; yaklaşık 2 haftadır yaptığım alışveriş meyve ve Nutella'dan ibaretmiş. Hem bu Nutella'nın İtalyan markası olduğunu da bilmiyordum.
Yani şimdi ben sadece meyve mi yiyorum!? Allah allah! Bir halsizlik var ama nedeni ne diye düşünüyordum.
Özlü sözlerle pek aram yoktur. Onun için 2 tane çıkartamam belki ama bildiğim ve sürekli aklımda olan 1 tane var;
-Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma! (Annem)
Öğüt gibi ya benim için hem özlü söz, hem hayat felsefemin temel taşlarından birisi, hem öğüt...
Şöyle bir baktım da; yaklaşık 2 haftadır yaptığım alışveriş meyve ve Nutella'dan ibaretmiş. Hem bu Nutella'nın İtalyan markası olduğunu da bilmiyordum.
Yani şimdi ben sadece meyve mi yiyorum!? Allah allah! Bir halsizlik var ama nedeni ne diye düşünüyordum.
Özlü sözlerle pek aram yoktur. Onun için 2 tane çıkartamam belki ama bildiğim ve sürekli aklımda olan 1 tane var;
-Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma! (Annem)
Öğüt gibi ya benim için hem özlü söz, hem hayat felsefemin temel taşlarından birisi, hem öğüt...
Tuesday, October 30, 2007
yeni bir şey
Tüm hayatım yeni bir şey bulmak üzerine kurulu.
Yeni olmalı, daha önce kimse bulmamış olmalı.
Bazen uyuyorum. Uyuyabildiğim zamanlar dışında, öteki ben sürekli konuşuyor benimle. Bir şeyler soruyor, bir şeyler üzerine sohbet ediyor. Anlatıyorum, neyin ve nasıl olması gerektiğinin farkında olmadığını söylesem de inanmıyor; uyutmuyor beni bir türlü.
Yeni olmalı, daha önce kimse bulmamış olmalı.
Bazen uyuyorum. Uyuyabildiğim zamanlar dışında, öteki ben sürekli konuşuyor benimle. Bir şeyler soruyor, bir şeyler üzerine sohbet ediyor. Anlatıyorum, neyin ve nasıl olması gerektiğinin farkında olmadığını söylesem de inanmıyor; uyutmuyor beni bir türlü.
Subscribe to:
Posts (Atom)
