Sunday, August 17, 2008

"Kafatascilik" Diye Dalga Gecilen Turk Milliyetciligi

Bir onceki yazima Gaykedi`nin biraktigi bir not beni bir hayli sasirtti. Bir blogdan alintida yazarin dalga gectigi paragraf Reha Oguz Turkkan`in Turk irki uzerine bir tanimlamasiydi. Yaptigi tanimlamanin benzeri de Turk Tarih Tezi ile ilgili calismalar yapanlarin benzeri tanimlamalardi ve cok dalga gecildigi uzere kafatasi olcumlerine de dayanirdi.

Nedir bu kafatasi olcumu?
Bilmeyen cahillerin dalga gectigi bir konu olan kafatasi antropolojinin o yillarda cok uzerinde durdugu bir teknikti. Tabi bizdeki arastirma yapmaktan aciz, ellerindeki bilgisayarlari sadece porno sitelere girmeye imkan veren "teknoloji harikasi" goren cahiller ordusu iki satir okumaktan kactigi icin bu olcumlerden bir sey anlamaz, ne icin yapildigini bilemez.


Foto: Asagida belirtilecek makalenin 168. sayfasindan farkli kafatasi ornekleri.

Bu kafatasi olcumlerinde soyle denilir genel olarak: "Fiziksel antropolojide kafatası şeklinin ölçümleri önemli bir yer tutar: 65-75 arası "dolikosefal" (uzun kafataslı) 75-80 arasındakiler "mezosefal" (orta yuvarlak başlı), 80-90 ve ötesi "brekisefal" (yuvarlak kafataslı) demektir."[1]

Simdi bizdeki beyinsizler ki bunlarin merkezi cahil solcu entellerdir, bu olcumler hakkinda "iste Ataturk`un tarih dusuncesi buydu. Insanlarin kafataslarini olcuyordu. Kafatasci bunlar..." diye sacmalamaktan geri kalmazlar! Cunku okumaz bu cahiller.
Simdi gelin birlikte "The Journal of the Royal Anthropological Institute of Great Britain and Ireland" in 1924 yilindaki bir makalesine donelim.[2] Cahiller icin bir de aciklama: Bu dergi 1888`den beri yayinlanan bir antropoloji dergisidir. Derginin 1924`teki bir makalesi brekisefal (ingilizcesi Brachycephalic`dir) kafatasi adini tasiyor ve Londra Universitesi`nden bir anatomi profesorune ait. Ozellikle buralardan bir ornek verdim ki sonra kalkip "Avrupa`da bu dusunce hakimdi, Hitler vb" diye sacmalamasinlar yine!
Bu olcumler 2003 yilinda bile ABD`li antropologlar tarafindan kullanilmaktadir ama sadece eskiden yapildigi gibi tek bir amac icin degil.[3]

Bu durum ortada iken bazi gerizekalilar neden bununla dalga gecer? Yahu o tarihlerde bu mesele bilimin parcasiydi be! Gerizekali herifler... Iki satir kicinizi kaldirip makale okusaniz bunlari bilirsiniz ama sizin isiniz gucunuz bok atmak. Ne yazik ki bizim de isimiz gucumuz sizi rezil etmek oldu...

Not 1: Yarin bizim de adimizi cikartir bu cahiller surusu "kafatasci herackles" diye!
Not 2: Entelim canim; eger irkciligi elestireceksen gel beraber yapalim. Ama cahillik etme! Oku, arastir ve adam gibi elestir!


[1] Prof.Dr.Reha Oguz Turkkan, Orkun, Temmuz 2008
[2] F. G. Parsons, "The Brachycephalic Skull", The Journal of the Royal Anthropological Institute of Great Britain and Ireland, Vol. 54, (Jan. - Jun., 1924), pp. 166-182

[3] Corey S. Sparks and Richard L. Jantz "A reassessment of human cranial plasticity: Boas revisited". PNAS99 (23), November 2002, 14636–14639

9 comments:

Fenasi Kerim said...

İlginç yazılar var blogunda. Yalnız haddim olmayarak birkaç tavsiyee bulunmak istiyorum.
Bir blogda çıkan herhangi bir yazıya cevap vermek için yazdığın yazılardan diğer blog sahibinin de haber olması için o bloga bir yorum bırakırsan daha iyi olur gibime geliyor. Hem de diğer blogu okuyan insanların da tartışmaya katılmalarını, an azından takip etmelerini sağlamış olursun.

Eğitimle ilgili 4 lü seri halindeki yazın pekala Okan Yüksel in yzılarının altında yorum halinde yayınlanabilirdi. Böylelikle hem konu tek bir sitede tartışılmaya başlanmış olur, hem de tartışmayı izleyen diğer okuyucular senin blogunla da taışma fırsatı bulabilirlerdi.

Okunmaya değer şeyler yazdığın için biraz daha reklamını yapmalısın derim.

gaykedi said...

herackles kafatasçılık deyince insanların ne anladığını, bunun hangi manada kullanıldığını sen bizden daha iyi biliyorsun, "orada" reha oguz turkkan'ın ve nihal atsız'ın söylediklerine oha denmez de ne denir allah aşkına?

herackles said...

@Fenasi Kerim
Ilginiz icin tesekkur ediyorum. Bu yazida, diger blogda yazan kisiye cevap vermedigim icin kendisine bundan bahsetme geregi duymadim. Cunku benim uzerinde durdugum konu "irki tahlilinde ele alinan kistaslar ve Turk irkcilari" degil, kafatascilik tabir edilen cahilce yakistirmaydi. Ornek verdigim yazi ise bu konuyu hatirlatti sadece.
-->Egitimle ilgili tartismamiz zaten Okan Yuksel`in blogunun yorumlari arasindaydi. Ben oradan alip bir de buraya tasidim.
-->Reklam konusunda da Gaykedi sagolsun, o da olmasa :) Saka bir yana, farkettiyseniz pek link de vermedigim icin gonlu buralardan gecenlerle bir sohbet ortami olsun, yetiyor bana.

@Gaykedi
Bahsedilen yerde Reha Oguz Turkan`in soylediklerine ancak "tesbit" denilebilir. Atsiz ise bir Turk irkcisidir. Ben irkci olmadigim icin kendisi ile ayni dusuncede degilim. O yuzden senin "oha" deyisine katilabilirim. Ancak Turkkan`in tesbitleri icin bunu soylemek biraz insafsizlik olmaz mi?
Yine de meseleyi, uzerinde yorum yapmadigim bir yere cekmeyeyim. Cunku bu yazida sadece "kafatascilik"(!) ile dalga gecen cahillere bir seyler ogretmek amacini guttum.

cien anos de soledad said...

sevgili herackles, bahsettiğin gerizekalı, solcu entel, atatürk düşmanı, beyinsiz vb benim. keşke ilgili yazımın altına şurada yazdıklarının linkini verseydin de gaykedi arkadaşım bana haber vermekle yorulmasaydı.
antropolojinin ve fiziksel antropolojinin ne olduğunu ben de çok iyi biliyorum. yapılan kafatası ölçümlerinin de farkındayım. üstüne üstlük, "türk milliyetçiliği"nin -pek tabii- "kafatasçılık"tan ibaret olmadığını da belirtmek isterim. "kafatası" kelimesinin bile geçmediği yazımda bunların hiçbiriyle ilgili ahkam kesmedim. yaptığım sadece alıntı koymaktı. eğer yorumlarımda haksızlık yaptığımı düşünüyorsan türkkan'ın ve atsız'ın yazdıklarını sen de oku, referans vererek tartışalım.
çok da uzatmak istemiyorum ama söylemek isterim ki "o zamanlar onun yapılış şekli bu şununki şuydu" gibi bir söylemle nazizimi dahi haklı çıkarmak mümkündür. kafası düzgün çalışan adamlar da bunu her çağda belli etmiş, yapılan saçmalıkların ve haksızlıkların karşısında durmuşlardır. geleceğin antropoloğu olarak elbette bu bilimin tarihinden haberim var; ve bu, o zamanlar yapılanları desteklerdiğim anlamına gelmiyor. şu gün bile hala dünyanın yuvarlak değil de düz olduğuna inanlar varlıklarını devam ettirirken 59 yıl önce türkkan'ın ve atsız'ın bi taraflarından uydurduklarıyla dalga geçmek benim en doğal ahkkımdır :) o yüzden, patlamadan önce biraz daha düşünüp yazmanı rica ediyorum. eğer amacın arkamdan bana sövüp saymak değilse de hakaretlerle dolu yazından blogumun linkini kaldır lütfen.

not 1 ile ilgili: hayır, yazdıklarından "kafatasçı" olduğunu filan çıkarmadım, sandığın kadar cahil değilmişim demek.

not 2 ile ilgili: lütfen yazdıklarımı çarpıtma.

gaykedi'ye verdiğin cevabla ilgili: "Ancak Turkkan`in tesbitleri icin bunu soylemek biraz insafsizlik olmaz mi?" keşke bunu yazımın altına yorum olarak yazsaydın..

herackles said...

Ah be sevgili "cien anos de soledad", bugune kadar Hangi blog yazarina sayfamdan ve kendisini bilgilendirmeden hakaret etmisim ki sana etmis olayim?

Senin yazilarini hic okumadim daha once.Gaykedi gonderdikten sonra o yazini okudum ve dalga gectigini gordum. Yalniz, onceki yorumumda da gordugun uzere elestirim dogrudan sana olmadigi icin seni de bilgilendirme ihtiyaci hissetmedim. Sadece senin yazin bana "kafatscilik" meselesini hatirlatti ve onun uzerine yazi yazdim.
Yani bahsedilen entel, solcu..vb tanimlamasinin seninle uzaktan yakindan ilgisi yok. Tanimadigim ve yazilarini okumadigim bir insan hakkinda boyle bir tanimlama yapmam ki yapmadim.
Gaykedi isguzarlik etmis sana haber vermekle, ortalik karismis biraz.
Yine de, her seye ragmen ozur dilerim.

cien anos de soledad said...

rica ederim.
ama yazının gidişatı sebebiyle böyle anlamam doğaldı sanırım.
ne diyim, ilginç bi yerden tutup kafatası meselesini anlatmışsın.

gaykedi said...

valla ben masumumum :p

EpRu said...

o degil de, entel kelimesi sozlugmuze girmis ve fekat anlami nasil da kaymis gitmis orjinalinden, ben yanar da ona yanarim...

herackles said...

Aslinda bizim sozluge giren "entellektuel"dir, entel ise alayli bir ifadedir.